Hoşgeldiniz  
Slider Üstü Reklam

Yangın Faciasında Suçlu Kim!

admin | 16 Kasım 2025 | Genel A- A+

Yangın Faciasında Suçlu Kim!

Kocaeli’nin Duayen Gazetecilerinden En Kocali İnteraktif Haber Sitesinin Yönetcisi Gazeteci Engin Şahin’in Dilovası’nda alev topuna dönerek yedi kişinin feci şekilde can vermesine sebep olan kozmetik atölyesinin yapımından,  faaliyetinin devamına en nihayetinde de alev topuna gelinceye kadarki zinciri özetleyen yazısı

12 Kasım 2025. https://www.enkocaeli.com/makale/26806200/engin-sahin/suclu-kim

SUÇLU KİM

Dilovası, 4 gün önce, insan olan herkesin vicdanını sızlatacak feci bir yangına sahne oldu.
3’ü genç, 6 kadın parfüm üretilen bir imalathanede yanarak can verdi.
Herkesin aklında ise tek bir soru var:
Suçlu kim? Ya da kimler?
Bu yangına kimler göz yumdu?
Büyük tehlike bugüne kadar nasıl fark edilmedi?
Konuyla ilgili hayali, afaki, siyasi, sallamasyon ya da ajitasyon yazmak yerine somut ve özet bilgiler vermek, ardından net değerlendirmeler yapmak istiyorum.
En sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim:
Feci yangında ana kusurlu olan kurum hiç şüphesiz Dilovası Belediyesi.
Benim öğrenebildiğim ve tespit edebildiğim kadarıyla belediyenin 7 önemli kusuru var.
Şimdi onları tek tek özetleyeceğim.

Suçlu kim?

 

1.BÜYÜK KUSUR

Mimar Sinan Mahalle Muhtarı Alaaddin Durmuş belli ki mahallesini seven, öngörüsü yüksek, duyarlı bir muhtar. 2024 yılı temmuz ayında Dilovası Kaymakamlığına gidiyor, kendi el yazısıyla yazdığı dilekçesini veriyor. Orada açık açık yazıyor: “Bu binaya kimyasal madde girip çıkıyor. İmalat yapıyorlar. Patlama falan olabilir. Mahalle içinde böyle bir tesis çok tehlikeli. Gereken önlemleri alın…”
Kaymakam muhtarın yazdığı bu dilekçeyi ciddiye alıyor. Hemen Dilovası Belediyesine yazı yazdırıyor. Ve 1 gün içinde cevap yazılmasını istiyor.
Dilovası Belediyesi ise zabıtadan sorumlu başkan yardımcısı Necati Temiz adıyla o yazıya özetle şöyle bir resmi cevap veriyor: “Söz konusu firmanın ruhsat başvurusu bulunmaktadır. ÇED raporu beklenmektedir. ÇED raporu geldiğinde ruhsat düzenlenecektir…”
Kaymakamlık “ruhsat sürecinde” denilince bu yazıya itibar ediyor, muhtemelen “Eksikler bu süreçte giderilir” diye düşünüyor. Yine de muhtarın yanına bir ilgili verip bölgeye gönderse, işi daha sıkı tutsa belki çözümün adımları o zaman atılmaya başlanacaktı.
Devam edelim…
Feci yangından sonra başkan yardımcısı Necati Temiz’e soruyorlar, “Oraya gittin mi? Yerinde tespit ettin mi? Böyle bir yazıya nasıl imza attın?” diye. “Sahaya ekipler gider. Benim de yazının içeriğinden haberim yok. Bana cevap yazısını getirdiler, ben de imzaladım” kabilinden bir cevap veriyor.
Normalde başkan yardımcıları imza attıkları her konuyu ayrıntısıyla bilmez. Çünkü önüne gelen resmi yazıda sadece ilgi atfı yapılır ve cevap yazılır. Dolayısıyla başkan yardımcısına ya müdür konuyu izah edecek ya da başkan yardımcısı soracaktı. Çift taraflı eksiklik söz konusu.
O zamanki Zabıta Müdürü Cengiz Taşdemir’e soruyorlar. “Benim haberim yok. E imzamı kullanmışlar. Zabıta memuru Tekin İlaslan kullanmış” diyor.
Tekin İlaslan’a soruyorlar. O da “Biz gelen yazılara böyle cevap veriyoruz” diyor. “Cengiz müdürün imzasını neden kullanıyorsun?” diye soruyorlar. “Acildi. Kaymakam bey 1 günlük süre vermişti. O yüzden geldiği gün cevap yazıp imzalayıp gönderdik” diyor. (2.Büyük Kusur maddesinde buradan devam edeceğim.)
Devam edelim…
O gün işe gitmeyen ama emniyetin bilgisine başvurduğu çalışanlardan bazıları demiş ki: “Zabıta ekipleri hemen hemen her hafta gelirdi. Çıkarken de koli koli parfüm alıp giderlerdi…”
Yani Dilovası Belediyesi Zabıta Müdürlüğü birim olarak bu yerden haberdarmış. Ama denetim kısmında ahbap çavuş ilişkisi oluşmuş. Ve bunu sadece o şahıs değil pek çok kişi söylüyor. Hatta sosyal medyada da benzer açıklamaları duymuş olabilirsiniz.
Dolayısıyla oklar öncelikle sahada denetime giden ekiplere ve müdüre döner. Burada büyük bir ihmalkârlık ya da suiistimal olduğu ortada.
Eski başkan yardımcısı Edip Bingöl’ün ise konuyla alakası yok. Zira CİMER’den gelen yazılara cevaplar Bingöl’ün imzasıyla veriliyor ama denetim veya yıkım süreçleriyle ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmuyor. Çünkü o birimler kendisine bağlı değil. Edip Bingöl sadece vatandaşı bilgilendiriyor, “Şikayet ettiğiniz yerle ilgili yıkım kararı aldık, para cezası verdik” vesaire diyor.
İsmail Saymaz ise Edip Bingöl’ün adını dahi yanlış yazıyor, eski belediye başkanı diyor. Yani konudan o kadar uzak. Bir de, geçen yıl Beşiktaş’ta 29 işçinin yandığı gece kulübü yangınıyla neredeyse hiç ilgilenmemiş, belediye başkanını aynı şekilde hiç ama hiç suçlamamıştı. Hele konuyu siyasete hiç getirmemişti! O yüzden “Edip Bingöl hala görevde” diye yazanları ciddiye almayın.
Ama biz devam edelim…

Suçlu kim?

 

2.BÜYÜK KUSUR

Hani yukarıda belediyenin, Mimar Sinan Mahallesi Muhtarına Dilovası Kaymakamlığı üzerinden 2024 yılı temmuz ayında “O firmanın ruhsat başvurusu var” cevabı verdiğini yazmıştık ya…
Yangın faciasından sonra Dilovası Belediyesine gelen müfettişler, “Bana o firmanın ruhsat başvurusunu getirin” diyor zabıta memurlarına.
Ama “dilekçe yok” cevabını alıyor.
“O zaman neden kaymakamlığa var diyorsunuz?” diye soruyor.
“Sahibi geldi, görüştü. Evrakları getirecekti. O yüzden var dedik” gibi genel geçer bir yanıt veriyorlar.
Dolayısıyla şimşekleri daha çok üzerlerine çekiyorlar.

3.BÜYÜK KUSUR

2024 yılı 11.ayında yani tam 1 yıl önce…
Dilovası Belediyesi Zabıta Müdürlüğü bu firmaya yani Ravive Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret AŞ Dilovası Şubesine “İşyeri açma ve çalışma ruhsatı” düzenliyor.
Ama burada da büyük bir sorun var.
Zira şirketin faaliyet konusu her türlü kozmetik, parfüm, dezenfektan imalatı.
Ve mevzuat gereği bu tür şirketlerin önce Sağlık Bakanlığından onay alması…
Sonra “tehlikeli sınıf” olduğu yani 1.sınıf Gayrı Sıhhi Müessese olduğu için daha o yere geçmeden Kocaeli Büyükşehir Belediyesine gitmesi ve “Ben burada üretim yapmak istiyorum” demesi gerekiyor.
Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanlığından bir ekibin gelerek gerekli kontrolleri yapması ve “Buraya bu tesisi kurabilirsin” demesi gerekiyor.
Ardından İtfaiyeye gidip yangınla ilgili orada neler yapılması gerektiğini sorması, yapması ve ondan sonra itfaiyeden rapor alması gerekiyor. Konu hassas olduğu için bu tür firmalara genelde OSB veya sanayi alanlarında izin veriyorlar zaten.
Ama Dilovası Belediyesi ne yapıyor?
1.sınıf işletme ruhsatı alması gereken bu firmaya, 3.sınıf işletme ruhsatı veriyor ve yukarıdaki tüm bu denetimlerden bir anlamda kurtarıyorlar.
Muhtarın dilekçesinin gereğini yapmayan zabıta müdürlüğü, burada da firmayı alenen kolluyor.
Kusurun büyüklüğünü görebiliyor musunuz?

Suçlu kim?

 

4.BÜYÜK KUSUR

Üçüncü sınıf gayrı sıhhi müessese yani basit bir depolama tesisi olsa bile…
Bu işletmenin ruhsat alabilmek için itfaiyeden rapor alması zorunlu.
Yangın tertibatı alınmış mı? Yangın merdivenleri var mı? Vs.
Dilovası Belediyesi bunu da almamış, istememiş.
Burada da ciddi bir ihmal, kusur, hata söz konusu.

5.BÜYÜK KUSUR

Fotoğraflarda gördüğünüz ve tek bina zannettiğiniz o bina aslında tek değil.
Orada iki ayrı kişinin iki ayrı parseli ve iki ayrı binası var.
Şöyle izah edeyim:
Ön tarafında “Mirkar Makine Lazer Kesim Büküm” yazan yer yani binanın alt katı, A şahsına ait 2014 yılında yapılmış. Arka yoldan girişi olan yer ise B şahsına ait. 2021’de yapmaya başlıyor ve öndeki parselle birleştiriyor. Tek bir bina gibi görünmeye başlıyor.
Adres olarak da yazalım: Mimar Sinan Caddesi no:12, öndeki eski dükkânın adresi. 513.Sok No:11 ise arka yoldan girişi olan işyerinin adresi.
Şimdi burası çok önemli: Ruhsatla ilgili tüm yazışmalar ön taraftan girilen alt taraftaki kısım üzerinden yapılmış. Ve yaklaşık 400 metrekarelik bu alan yangından hiç etkilenmedi. Aşağısı için ruhsat alan firma imalatını ise yaklaşık 900 metrekarelik bir alana sahip üst katta, girişi arka tarafta olan yerde yapıyor.
Yani resmi olarak şikayet edilen yerle, firmanın belgelerini sunduğu yer aynı değil.
Zabıta Müdürlüğü ekipleri bunu da sorgulamamış.
Ya da görmezden gelmiş.
“Fark etmemişler. Anlayamamışlar” demek fazlasıyla iyi niyet olur.
Bu arada, ön kısmında Mirkar Makine yazan alt kat yaklaşık 5 yıldır boş. Ravive Kozmetik için adres olarak gösteriliyor ama oraya herhangi bir tabela asılmıyor. Mirkar Makine de kendi tabelasını sökmüyor. Fotoğraf sizi yanıltmasın!

Suçlu kim?

 

6.BÜYÜK KUSUR

Zabıta görevlileri, girişi arka tarafından olan işyerine hiç girmedi mi?
İçerideki devasa tankları hiç görmedi mi?
İçinde alkol bulunan 1 tonluk plastik depoları (IBC) görmedi mi?
Buradan bize bir sıkıntı çıkar diye hiç düşünmedi mi?
Halbuki anında mühür vurulması lazım. Ama vurulmamış.
O zaman akla kişisel çıkarlar gelir. Muhtarın ısrarına rağmen müdahale edilmemişse, yukarıdaki imalathanenin farkına kimse varmamışsa bunun başka bir izahı yok.

7.BÜYÜK KUSUR

Parfüm imalatı yapılan yerle alakalı 2021 yılında yıkım için tutanak tutulmuş. Doğru. Ancak şurasını kaçırmayalım: Yıkım kararı aldığında bina içinde faaliyet henüz yok. Çelik direklerle çevrilmiş, kaba inşaat halinde bir atölye.
Ve bu yıkım süreçleri neredeyse tüm belediyelerde ortalama 1 yıl sürüyor. Çünkü yıkım kararı demek hemen yıkılacak demek değil. Süreç şöyle işliyor:
Vatandaşa “Burayı yasal hale getir” diye süre veriliyor. O süre zarfında gereken tadilatları yapmazsa idari para cezası kesiliyor ve savcılığa suç duyurusunda bulunuluyor. Sonra da yıkım kararı alınıyor. Konu bazen iş yeri sahipleri tarafından idare mahkemesine götürülüyor. Mahkeme bazen yürütmeyi durdurma kararı verebiliyor. O yüzden süreçlerin tamamlanması biraz vakit alabiliyor.
2022 yılında da yıkım yapılmamış. İyi de sebebi ne? Sebebi şu. Bu bina ile beraber çevrede yaklaşık 700 adet binanın yıkım kararı var. 10 yıl, 15 yıl, 20-25 yıl önce alınan yıkım kararları var. Evet evet, yanlış duymadınız. 2000 yılında alınan ama hala uygulanmayan yıkım kararları bile varmış. Onu yıkarsan, diğerlerini yıkmazsan, insanlar tepki gösterir. Ki içinde henüz parfüm üretimi de başlamamış karar alındığında.
Yıkım konusu tüm belediyelerin ortak sorunu.
Ancak burada parfüm imalatı yapıldığı, tehlikeli maddeler bulunduğu için Dilovası Belediyesinin bu yıkıma öncelik vermesi gerekirdi. “Ama parfüm üretimi sonra başladı…” O zaman da parfüm üretimi başladığı bilgisinin zabıta tarafından diğer birimlere iletilmesi gerekirdi. Yani yıkım konusu normal bir konu olmaktan çıkarılıp, acil, tehlikeli, önemli bir konu olarak takip edilmeliydi. Ama zabıta işin bu kısmını da savsaklamış. Üstelik muhtar hatırlattığı halde.

Yani facia bağıra bağıra gelmiş.
Bu faciada genelde Dilovası Belediyesi yetkililerinin, özelde Zabıta Müdürlüğünün açık, büyük ve sürekli kusuru, hatası, yanlışı var.
Şayet bir tanesi “es” geçilmeseydi bile bu facia yaşanmazdı.
Bu kadar kusurun izahı, toloresi olmaz, olamaz.
Tabi bunlar benim öğrenebildiklerim.
Müfettiş raporu zaten her şeyi ortaya çıkaracaktır.

Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2020 GazeteDilovası.com Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.