Kaçak fabrikada yaşamını yitiren işçilerin aileleri, facianın ve yaşananların unutulmasına, sürecin örtbas edilmesine izin vermeyeceklerini bir kez daha güçlü bir şekilde ortaya koydu.
7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika faciasının ardından geçen 48 güne rağmen adalet arayışındaki istenilen süreçte Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu ile görüşmek istedi. Ancak görüşmenin gerçekleşmemesi üzerine aileler, patlamanın yaşandığı ve tamamen yanan bina önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya ailelerin avukatı Recep Dursun da katılırken, basın metnini aileler adına Saruhan Efe Kadayıfçı okudu.

“KAZA DEĞİL GÖZ GÖRE GÖRE KATLİAM”
Açıklamada, 8 Kasım 2025 tarihinde ruhsatsız şekilde faaliyet gösterdiği belirtilen Ravive Kozmetik isimli işletmede meydana gelen patlamanın bir iş kazası değil, denetimsizlik sonucu yaşanan bir katliam olduğu vurgulandı. Patlamada 3’ü çocuk olmak üzere 7 işçinin hayatını kaybettiği hatırlatıldı.
Hazırlanan iddianamede tutuklu bulunan sanıklar hakkında, “olası kastla öldürme ve yaralamaya sebebiyet verme” suçundan 7 kez müebbet hapis cezası istendiği ifade edilirken, aileler bu sürecin sadece bir başlangıç olduğunu dile getirdi.
“KAMU GÖREVLİLERİNE NEDEN SORUŞTURMA AÇILMIYOR?”
Ailelerin en sert tepkisi ise kamu kurumlarına yönelik oldu. Açıklamada, SGK, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Dilovası Belediyesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İŞKUR ve Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere birçok kurumun yıllarca süren ihmaline dikkat çekildi.
İddianamede SGK’nın “suçtan zarar gören” olarak yer almasının kabul edilemez olduğu belirtilirken, kamu görevlileri hakkında hâlâ soruşturma başlatılmamış olmasının adalet duygusunu zedelediği ifade edildi.
“YIKIM KARARI NEDEN UYGULANMADI?”
Basın açıklamasında en çarpıcı iddialardan biri de bina ile ilgili oldu. Ravive Kozmetik’in faaliyet gösterdiği yapı hakkında yıllar önce yıkım kararı alındığı, ancak bu kararın hem önceki dönem belediye başkanı Hamza Şayir, hem de mevcut başkan Ramazan Ömeroğlu döneminde uygulanmadığı belirtildi.
Aileler, 2024 yılında bu binaya “kozmetik ürün imalatı” için verilen işyeri açma ve çalışma ruhsatının hukuksuz olduğunu, ruhsatta zabıta müdürü Nizamettin Balcı’nın imzasının bulunduğunu ifade ederek, denetimlerin kasıtlı olarak yapılmadığını savundu.
DELİLLER KATLİAMDAN SONRA YOK EDİLDİ İDDİASI
Ailelerin tepkisini büyüten bir diğer konu ise patlamadan sonra binanın hızla yıkılması oldu. Açıklamada, yıllarca dokunulmayan yapının, facianın hemen ardından apar topar yıkılmasının delil karartma şüphesi doğurduğu belirtildi. “Bu bina 7 cana mezar oldu. Ama yıkım için 7 işçinin yanarak ölmesi beklendi” ifadeleriyle belediyeye sert tepki gösterildi.
“ADALET SAĞLANANA KADAR DURMAYACAĞIZ”
Basın açıklamasının sonunda aileler, mücadelelerinin yeni başladığını vurgulayarak şu mesajı verdi: Kamu görevlilerini kapsayan soruşturmanın derhal başlatılması, İhmali bulunan tüm üst düzey yöneticilerin görevden alınması, Sorumlu tüm kurum ve kişilerin yargı önüne çıkarılması talep edildi.
Açıklamaya sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş da katılarak ailelere destek verdi. Aileler, “Adalet yerini bulana kadar bu dosyanın peşini bırakmayacağız” diyerek kamuoyuna kararlılık mesajı verdi.
