Dilovası’nda faaliyet gösteren limanların kapasite artışına yönelik projeler, kamuoyunda tartışma yaratmaya devam ediyor. Yılport ve Altıntel limanlarının genişleme planları kapsamında 21 Nisan Salı yani yarınki ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) toplantıları öncesinde tepkiler yükselirken, CHP Dilovası İlçe yöneticisi ve çevre aktivisti Tunay Yıldırım’dan sert bir çıkış geldi.
Tunay Yıldırım, liman projelerinin yalnızca ekonomik bir yatırım olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Dilovası’nın geleceği, sahili ve havası birkaç masa başı kararıyla belirlenemez. Bu projeler sadece bugünü değil, çocuklarımızın yarınını da doğrudan etkiliyor” dedi.
“Aynı Sözler, Aynı Sonuçsuzluk”
Geçmişte verilen sözlerin tutulmadığını hatırlatan Yıldırım, yetkililere şu sözlerle yüklendi: “Yıllardır ‘gidecekler’ denildi gitmediler, ‘sahil halkın olacak’ denildi olmadı. Bugün yine aynı cümleler kuruluyor. Ama halk artık sadece duymak değil, gerçek samimiyet görmek istiyor.”
Tavşancıl’dan Diliskelesi sahiline uzanan sürecin artık teknik bir proje olmaktan çıktığını vurgulayan Yıldırım, yaşananların “halkın iradesiyle yüzleşme” anlamı taşıdığını söyledi.
ÇED Toplantıları Kritik Eşik
21 Nisan Salı günü Dilovası Kültür Merkezi’nde yapılacak toplantıların hayati önemde olduğunu belirten Yıldırım, saat 10.00’da Yılport Limanı kapasite artışı, saat 14.00’te ise Altıntel Limanı’nın revizyon ve genişleme projesinin görüşüleceğini hatırlattı.
“Bu toplantılar bir formalite değil” diyen Yıldırım, halkın doğrudan söz hakkını kullanması gerektiğini ifade etti.
“Sessizlik Onaydır” Mesajı
CHP Dilovası İlçe Başkanlığı adına yapılan çağrıda ise ton daha da sertti. Açıklamada, “Sessiz kalmak kabul etmektir. Bugün susarsak yarın konuşacak yer bulamayabiliriz” ifadelerine yer verildi.
Siyasi görüş ayrımı gözetmeksizin tüm yurttaşlara çağrıda bulunulan açıklamada, “Dilovası sahipsiz değildir. Sahilimizi, doğamızı ve yaşam alanlarımızı korumak hepimizin sorumluluğudur” denildi.
Bölge Halkı Tedirgin
Öte yandan bölge sakinleri, limanların genişlemesiyle birlikte çevresel yükün daha da artacağından endişe ediyor. Zaten yoğun sanayi baskısı altında olan Dilovası’nda, yeni projelerin hava kirliliği, trafik yoğunluğu ve kıyı kullanımına etkileri tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Gözler şimdi 21 Nisan’daki ÇED toplantılarına çevrilmiş durumda. Toplantıların, yalnızca projelerin değil, aynı zamanda kamuoyunun tepkisinin de belirleyici olacağı bir sürece dönüşmesi bekleniyor.